içindekiler
İlköğretimde
Çalışan bir Öğretmen Grubunda “Tükenmişlik
Durumu” Araştırması
A Study on Teacher Burnout with a Group of Primary School
Teachers
Yard. Doç. Dr. Ayşe YILDIZ
KIRILMAZ
Araş.
Gör. Ümit ÇELEN
Prof. Dr. Nilgün SARP
Ankara Üniversitesi
Sağlık Eğitim Fakültesi
ÖZET
Bu çalışma, Ağustos 2000
tarihinde MEB’nın periyodik olarak düzenlediği
“Okul Sağlığı Formatörlük Kursuna”
katılan 43 ilköğretim öğretmeninin
tükenmişlik düzeyini saptamak ve grubu tanımlamak
için yapılmış dar kapsamlı bir
araştırmadır. Çalışmada,
araştırma grubunun duyarsızlaşma
yönünden en iyi, duygusal tükenme yönünden en kötü
durumda oldukları saptanmıştır.
Araştırma grubunun yaş, cinsiyet, mezun
olunan okul, toplam hizmet süresi, çalışılan
kurumdaki hizmet süresi, çocuk sayısı, mesleki
verim düzeyini değerlendirme, ders verilen sınıftaki
ortalama sınıf mevcudu gibi özelliklerinin
tükenmişlik düzeyini etkilemediği, ancak,
medeni durum, öğretmenlik mesleğini yapma
nedeni, öğretmenlik mesleğini seçme nedeni,
mesleği kendilerine uygun bulma durumu, mesleki
açıdan geleceği değerlendirme durumu,
çalışma ortamından memnuniyet durumu,
üstlerinden takdir görme durumu, mesleğin toplumdaki
hakkettiği yeri bulma durumu, eğitim sisteminden
memnuniyet durumu gibi özelliklerinin ise, tükenmişlik
düzeyini etkilediği saptanmıştır.
Ayrıca, araştırma grubunun Duyarsızlaşma
ve Kişisel Başarı puanlarının
farklı parametrelerden etkilendiği, birbirlerinden
bağımsız olarak değiştiği
gözlenmiştir.
Anahtar Kelimeler: Öğretmenler,
Tükenmişlik, ilköğretim
ABSTRACT
This limited-range study is undertaken in
43 primary school teachers who attended the “Tuition
on School Health” organized periodically by the Ministry
of National Education in August 2000 to determine
and classify their levels of burnout. It was revealed
that the study cohort scored highest with regard to
insensitivity and lowest with regard to emotional
burnout. Factors such as age, gender, the institution
they got their degrees from, tenure, number of off-springs,
average number of students in the classroom did not
seem to influence the level of burnout. On the other
hand, marital status; the reason why they chose the
profession or why they keep on being a teacher; whether
or not they feel the profession was right for them,
they were happy of their work environment, they were
appreciated by their superiors, they thought their
profession had a well-deserved place in the opinion
of the population and they were contented about the
educational system do affect the level of burnout.
Additionally, it is observed that insensitivity and
personal successes of the cohort were influenced by
different parameters and varied independently.
Key words: Teacher
burnout, primary education
GİRİŞ
Tükenmişlik
kavramı, ilk kez Freudenberger tarafından
1974 yılında ortaya atılmış
ve insanların aşırı çalışmaları
sonucu işlerinin gereklerini yerine getiremez
bir duruma gelmeleri anlamı taşıyan
duygusal tükenme durumu olarak tanımlanmıştır
(Freudenberger, 1974). Daha sonra Maslach ve Jackson,
1981 yılında konuyu yeniden ele almış,
tükenmişliğin en çok kabul gören modelini
geliştirmiş ve tükenmişliği, duygusal
tükenme, duyarsızlaşmada artış
ve kişisel başarı duygusunda azalma
olarak tanımlamıştır (Maslach
ve Jackson, 1981). Tükenmişlik, bir stres denklemidir
ve ilerleyici bir süreçtir (Ergin, 1992; Çam, 1992).
Tükenmenin nedenleri, insanın beklentileri ile
ilişkilendirilmektedir. Genellikle gerçek dışı
beklentilerin ve gerçek ile beklentiler arasındaki
uyumsuzluğun fazla olması sonucunda gelişen
bir durumdur (Tümkaya, 1996). Bu konuda yapılmış
araştırmalar, tükenmişliğin kişilerde
yorgunluk, uykusuzluk, bazı pisikosomatik hastalıklar,
işten soğuma, işten ayrılma, evlilik
yaşantısında sorunlar, alkol ve sigara
kullanımında artış gibi sorunlara
yol açtığını belirtmektedir (Özer,
1998). İnsan ilişkilerinin yoğun olduğu,
insanlarla daha çok yüz yüze çalışılan
mesleklerde (tıp doktorluğu, öğretmenlik,
yöneticilik gibi), yapılan iş gereği,
tükenmişlik durumuna daha sık rastlanmaktadır
(Schwab ve Iwanichi, 1982).
Amerikan Stres
Enstitüsü’nün yaptığı çalışmanın
sonuçlarına göre, öğretmenlik, sağlığı
tehlikeye sokan ve günlük yaşamsal problemler
ile başa çıkmayı zorlaştıran
yüksek riskli meslek gruplarından biri olarak
değerlendirilmektedir (Baltaş ve Baltaş,
1998). Stres, öğretmenler arasında önemli
sorunlardan biridir. Dolayısıyla öğretmenlerde
tükenmişlik, yaygın görülen ve sadece öğretmenlerde
değil, ülkenin eğitim sisteminde de sorunlara
yol açan bir durumdur.
Bu araştırma,
Milli Eğitim Bakanlığı’nın
gerçekleştirdiği ve periyodik olarak tekrarladığı
“Okul Sağlığı Formatörlük Kursu”na
katılan 43 ilköğretim okulu öğretmeninde
tükenmişlik durumunu saptamak amacı ile
yapılmış, dar kapsamlı bir çalışmadır.
Tüm öğretmenlere genellenemese de, konu ile ilgili
yapılacak olan çalışmalara ışık
tutacağı düşünülmektedir.
YÖNTEM
Çalışma,
bir öğretmen grubu üzerinde, Ağustos 2000
tarihinde yapılmış, bir araştırmadır.
Araştırma evrenini, MEB’nın periyodik
olarak düzenlediği “Okul Sağlığı
Formatörlük” kursuna katılan 43 öğretmen
oluşturmuştur. Örnekleme yapılmamış,
tüm evren araştırmaya dahil edilmiştir.
Araştırmada veri toplama aracı olarak
Maslach Tükenmişlik Ölçeği (MTÖ) ve 28 sorudan
oluşan kişisel bilgi formu kullanılmıştır.
MTÖ, 22 maddeden
oluşmaktadır. Ölçekte tükenmişlik,
“duygusal tükenme”, “duyarsızlaşma” ve “kişisel
başarı” olmak üzere üç boyutta değerlendirilmektedir.
Duygusal tükenme ve duyarsızlaşma alt ölçek
puanları, her bir madde için Hiçbir zaman (0),
Çok nadir (1), Bazen (2), Çoğu zaman (3), Her
zaman (4) olarak, kişisel başarı alt
ölçek puanı ise, bunun tersi şekilde değerlendirilmektedir
(Sucuoğlu ve Kuloğlu, 1996). Tüm alt ölçeklerden
alınan puan yükseldikçe tükenmişliğin
arttığı kabul edilmektedir. MTÖ’den
genel tükenmişlik puanı ve alt ölçek puanları
olmak üzere dört ayrı değerlendirme puanı
elde edilmektedir.
Duygusal tükenme
alt ölçeği, kişinin mesleği tarafından
tüketilmiş ve aşırı yüklenilmiş
olma duygularını; duyarsızlaşma
alt ölçeği, kişinin hizmet verdiği
kişilere karşı duygudan yoksun bir
şekilde ve umursamaz davranmasını;
kişisel başarı alt ölçeği ise,
kişinin, başarı ile sorunların
üstesinden gelme duygularını tanımlar.
Verilerin istatistiksel
analizi SPSS ile yapılmış, istatistiksel
analizde Kruskal Wallis varyans analizi, tekrarlı
ölçümler için tek yönlü varyans analizi ve ilişkili
t testi kullanılmış, alt ölçeklerden
alınan puanlar arasındaki ilişki miktarını
belirlemek için Pearson korelasyon tekniğinden
yararlanılmıştır. Alt ölçeklerdeki
madde sayılarının eşit olmaması
nedeni ile, alt ölçek puanlarını birbirleri
ile karşılaştırabilmek için puanlar
100’e genellenmiştir. Kritik p değeri 0.05
olarak alınmıştır.
BULGULAR VE TARTIŞMA
Bu çalışma MEB’nın
Çorum İli’nde düzenlediği, “ Okul Sağlığı
Formatörlük Kursuna” katılan 43 ilköğretim
okulu öğretmeninin sosyo-demografik ve mesleki
özelliklerine göre tükenmişlik düzeyini saptamak
ve grubu tanımlamak amacı ile yapılmıştır.
Araştırma
grubunun bazı sosyo-demografik özellikleri Tablo
1’de verilmiştir.
Tablo 1. Araştırma Grubunun Bazı Sosyo-
demografik Özellikleri (n=43)
Cinsiyet* |
Sayı |
% |
|
Kadın |
14 |
34.1 |
|
Erkek |
27 |
65.9 |
Yaş
Grubu** |
|
|
|
30 yaş ve altı |
10 |
23.8 |
|
31-40 yaş |
16 |
38.1 |
|
41 yaş ve üstü |
16 |
38.1 |
Medeni
Durum** |
|
|
|
Evli |
31 |
73.8 |
|
Bekar |
11 |
26.2 |
Çocuk
Sayısı |
|
|
|
Yok |
4 |
9.3 |
|
2 ve daha az |
13 |
30.2 |
|
3 ve daha çok |
26 |
60.5 |
| Toplam |
43 |
100.0 |
*İki kişi
cevap vermemiştir
**Bir kişi cevap vermemiştir |
Araştırma
grubunun büyük bir çoğunluğu erkek (%65.9);
31 ve üstü yaş grubunda (%76.2); evli (%73.8);
3 ve daha fazla çocuklu (%60.5) dur.
Araştırma grubunun
bazı mesleki özellikleri Tablo 2’de verilmiştir.
Tablodan da görüldüğü gibi, araştırma
grubundaki öğretmenlerin %59.2’sinin fakülte
mezunu, %64.3’ünün 11 yıl ve daha uzun toplam
hizmet süreleri olduğu, %61.9’unun 5 yıl
ve daha az bir süredir aynı kurumda çalıştığı
gözlenmiştir.
Öğretmenlerin %78.6’sı
temelde öğretmenlik mesleğini isteyerek
yaptıklarını, %81.4’ü mesleklerini
isteyerek seçtiklerini, %83.7’si mesleki açıdan
kendilerini verimli gördüklerini ifade etmişlerdir.
Ayrıca, %86.0’ı meslekleri ile ilgili olarak
geleceğe olumlu baktıklarını,
%65.1’i çalışma ortamlarından memnun
olduklarını, %60.5’i başarıları
karşısında üstlerinden takdir gördüklerini
belirtmişlerdir. Ancak, %65.0’ı mesleklerini
toplumda hakkettiği yerde bulmadığını,
%74.4’ü de eğitim sisteminden memnun olmadığını
söylemektedir. Sonuçlar, araştırma grubunun
çoğunun mesleklerini sevdiklerini, üsleri ile
ilişkilerinin genelde iyi olduğunu, ancak
öğretmenlik mesleğinin ve eğitim sisteminin
sorunlarının kendilerini rahatsız ettiğini
göstermektedir.
Tablo2.
Araştırma Grubunun Bazı Mesleki Özelliklerine
Göre Dağılımı (n=43)
| Mezun
Olunan Okul* |
Sayı |
% |
|
Fakülte |
25 |
59.5 |
|
Eğitim
Enstitüsü/Yüksek Okul |
17 |
40.5 |
| Toplam Hizmet Süresi* |
|
|
|
5
yıl ve daha az |
5 |
11.9 |
|
6-10
yıl |
10 |
23.8 |
|
11
yıl ve daha fazla |
27 |
64.3 |
| Çalışılan
Kurumdaki Hizmet Süresi* |
|
|
|
5
yıl ve daha az |
26 |
61.9 |
|
6-10
yıl |
11 |
26.2 |
|
11
yıl ve daha fazla |
5 |
11.9 |
| Öğretmenliği
İsteyerek Yapma Durumu* |
|
|
|
İsteyerek |
33 |
78.6 |
|
İstemeyerek |
9 |
21.4 |
| Öğretmenlik
Mesleğini İsteyerek Seçme Durumu |
|
|
|
İsteyerek |
35 |
81.4 |
|
İstemeyerek |
8 |
18.6 |
| Mesleği
Kendilerine Uygun Bulma |
|
|
|
Bulan |
36 |
83.7 |
|
Bulmayan |
7 |
16.3 |
| Meslekteki
Verim Düzeyini Değerlendirme |
|
|
|
İyi |
38 |
88.4 |
|
Kötü |
5 |
11.6 |
| Mesleki
Açıdan Geleceği Değerlendirme |
|
|
|
İyi |
37 |
86.0 |
|
Kötü |
6 |
14.0 |
| Çalışma
Ortamından Memnuniyet Durumu |
|
|
|
Memnun |
28 |
65.1 |
|
Memnun
Değil |
15 |
34.9 |
| Üstlerden
Takdir Görme Durumu |
|
|
|
Evet |
26 |
60.5 |
|
Hayır |
17 |
39.5 |
| Mesleğin
Toplumdaki Hakkettiği Yeri Bulması** |
|
|
|
Evet |
14 |
35.0 |
|
Hayır |
26 |
65.0 |
| Eğitim
Sisteminden Memnuniyet Durumu |
|
|
|
Memnun |
11 |
25.6 |
|
Memnun
Değil |
32 |
74.4 |
Ders
Verilen Sınıflardaki Ortalama Sınıf
Mevcudu |
|
|
|
30
ve daha az |
16 |
37.2 |
|
31-40 |
14 |
32.6 |
|
41
ve üzeri |
13 |
30.2 |
| Toplam |
43 |
100.0 |
*Bir
kişi cevap vermemiştir
**Üç kişi cevap vermemiştir |
Araştırma grubunun Maslach Tükenmişlik
Ölçeği (MTÖ) puanlarının bazı
tanımlayıcı istatistikleri Tablo 3’te
verilmiştir.
Tablo 3. Araştırma Grubunun Maslach Tükenmişlik
Ölçeği (MTÖ) Puanlarının Bazı
Tanımlayıcı İstatistikleri (n=43)
| Alt
Ölçekler |
Madde Sayısı |
Aritmetik Ortalama |
En
Düşük |
En Yüksek |
Standart Sapma |
|
Duygusal
Tükenme (DT) |
9 |
9.07 |
1.00 |
21.00 |
5.36 |
|
Duyarsızlaşma
(D) |
5 |
2.38 |
0.00 |
10.00 |
2.38 |
|
Kişisel
Başarı (KB) |
8 |
6.21 |
0.00 |
15.00 |
3.36 |
| Genel
Tükenmişlik (GT) |
22 |
17.66 |
4.00 |
41.00 |
8.99 |
Grubun genel tükenmişlik puanları 4.00
ile 41.00 arasında değişmekte olup,
ortalama puan 17.66’dır. Duygusal tükenme (DT)
alt ölçeği puanları 1.00 ile 21.00 arasında
olup, ortalaması 9.07; Duyarsızlaşma
(D) alt ölçeği puanları 0.00 ile 10.00 arasında
olup, ortalaması 2.38; Kişisel başarı
(KB) alt ölçeği puanları ise 0.00 ile 15.00
arasında olup, ortalaması 6.21 olarak bulunmuştur.
Sonuçlar, benzer bir çalışmadaki sonuçlarla,
araştırmaya katılan öğretmenlerin
en düşük puanı D alt ölçeğinden, en
yüksek puanı da DT alt ölçeğinden almış
olmaları nedeni ile uyumlu; GT ve alt ölçek puanlarının,
daha düşük olması ile farklıdır
(Dolunay, 2001).
Araştırma grubunun MTÖ puan ortalamalarının
bazı değişkenlere göre karşılaştırılması
Tablo 4’te verilmiştir.
Tablo 4. Araştırma Grubunun Maslach Tükenmişlik
Ölçeği (MTÖ) Puan Ortalamalarının
Bazı Değişkenlere Göre Karşılaştırılması
Özet Tablo (n=43)
| Değişkenler |
DT |
D |
KB |
GT |
| Yaş |
c²= 2.20 |
c²=2.12 |
c²=2.15 |
c²=2.60 |
Cinsiyet |
Z=-1.28
|
Z=-0.74 |
Z=-0.64 |
Z
=-1.36 |
| Medeni Durum |
Z=-0.42 |
Z=-0.77 |
Z=-2.00* |
Z=-1.19 |
| Çocuk Sayısı |
c²=0.07 |
c²=1.67 |
c²=3.26 |
c²=0.40 |
| Mezun Olunan Okul |
Z=-1.52 |
Z=-1.67 |
Z=-1.46 |
Z=-1.93 |
| Toplam Hizmet Süresi |
c²=1.40 |
c²=1.71 |
c²=5.21 |
c²=3.16 |
| Çalışılan Kurumdaki Hizmet Süresi |
c²=4.01 |
c²=2.89 |
c²=2.72 |
c²=3.86 |
| Öğretmenlik Mesleğini İsteyerek Yapma Durumu |
Z=-2.89* |
Z=-2.32* |
Z=-1.80 |
Z=-2.92* |
| Öğretmenlik Mesleğini İsteyerek Seçme Durumu |
Z=-2.65* |
Z=-1.99* |
Z=-0.19 |
Z=-2.25* |
| Öğretmenliği Kendilerine Uygun Görme |
Z=-3.10* |
Z=-2.98* |
Z=-1.54 |
Z=-3.08* |
| Meslekteki Verim Düzeyini Değerlendirme |
Z=-1.90 |
Z=-168 |
Z=-0.86 |
Z=-1.57 |
| Mesleki Açıdan Geleceği Değerlendirme |
Z=-2.34* |
Z=-2.59* |
Z=-0.48 |
Z=-1.95 |
| Çalışma Ortamından Memnuniyet Durumu |
Z=-1.16 |
Z=-1.98* |
Z=-0.99 |
Z=-1.56 |
| Üstlerinden Takdir Görme Durumu |
Z=-1.57 |
Z=-0.68 |
Z=-2.76* |
Z=-2.23* |
| Mesleğin Toplumdaki Hakkettiği Yeri Bulması |
Z=-2.93* |
Z=-3.09* |
Z=-0.51 |
Z=-2.74* |
| Eğitim Sisteminden Memnuniyet Durumu |
Z=-1.57 |
Z=-2.07* |
Z=-0.43 |
Z=-0.99 |
| Ders Verilen Sınıflardaki Ortalama Sınıf Mevcudu |
c²=1.54 |
c²=0.98 |
c²=4.92 |
c²=1.00 |
| * p<0.05 |
|
|
|
|
Tablodan
da anlaşıldığı gibi, cinsiyete
göre GT, D, KB, DT puan ortalamaları arasında
istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık
saptanmamıştır. Sonuçlar literatürle
uyumlu bulunmuştur (Dolunay, 2001; Sucuoğlu
ve Kuloğlu, 1996; Çokluk, 1999). Yaş ile
tükenmişlik düzeyi arasında istatistiksel
olarak anlamlı bir ilişki bulunmamıştır.
Bu bulgu, literatürde yaş değişkeninin
tükenmişlikle ters yönlü bir ilişki göstermesi
nedeni ile farklılık göstermektedir (Dolunay,
2001; Sucuoğlu ve Kuloğlu, 1996). Medeni
duruma göre genel tükenmişlik düzeyi etkilenmemekte,
sadece kişisel başarı alt ölçeği
etkilenmektedir. Bekar olan öğretmenlerin kişisel
başarı yönünden evlilere oranla tükenmişlikleri
daha fazladır. Bu sonuç literatürle medeni durum
ile tükenmişlik arasında istatistiksel olarak
anlamlı bir fark çıkmaması nedeni ile
uyumlu bulunmamıştır (Dolunay, 2001;
Çokluk, 1999). Çalışılan kurumdaki
hizmet süresi tükenmişlik düzeyini etkilememiştir.
Bu bulgu literatürle uyumlu bulunmuştur (Dolunay,
2001; Girgin, 1995). Öğretmenlik mesleğini
isteyerek seçenler, isteyerek yapanlar, kendilerine
uygun bulanlar ve mesleğin toplumda hakkettiği
yeri bulduğunu düşünenler lehine olmak üzere,
GT, D, ve DT puan ortalamaları arasında
istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunurken,
KB puan ortalamaları arasında istatistiksel
olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır.
Dolunay’ın çalışmasında, bu özelliklere
göre DT, GT, KB ve D puan ortalamaları arasında
istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmıştır
(Dolunay, 2001). Mesleki açıdan geleceği
iyi olarak değerlendirenlerin DT ve D düzeylerinin,
kötü olarak değerlendirenlerden daha düşük
olduğu, KB ve GT düzeyinin etkilenmediği,
saptanırken, Dolunay’ın çalışmasında
GT, KB, D, DT düzeylerinin etkilendiği belirtilmektedir
(Dolunay, 2001). Çalışma ortamından
memnun olan öğretmenlerin, D düzeyinin memnun
olmayan öğretmenlerden daha düşük olduğu,
GT, KB ve DT düzeylerinin etkilenmediği, gözlenmiş,
yine Dolunay’ın çalışmasında DT,
D, GT, KB düzeylerinin hepsinin etkilendiği belirtilmektedir
(Dolunay, 2001). Üstlerinden takdir gördüklerini ifade
edenlerin, KB ve GT düzeylerinin, görmediklerini ifade
edenlerden daha düşük olduğu, DT ve D düzeylerinin
etkilenmediği, Dolunay’ın çalışmasında
yine GT, D, DT, KB düzeylerinin hepsinin etkilendiği
belirtilmiştir (Dolunay, 2001). Eğitim sisteminden
memnun olduklarını ifade edenlerin D alt
ölçeği puanlarının, memnun olmadığını
belirtenlerden daha düşük olduğu, DT, KB
ve GT düzeylerinin eğitimden sisteminden memnun
olmaya göre değişmediği saptanmıştır.
Dolunay’ın çalışmasında da eğitim
sisteminden memnun olmanın KB düzeyini etkilemediği
belirtilmektedir (Dolunay, 2001).
Tablo 5. MTÖ Alt Ölçekler Arası Korelasyonları
Alt Ölçekler |
DT |
D |
KB |
GT |
DT |
- |
0.70* |
0.40* |
0.93* |
|
D |
0.70* |
- |
0.16 |
0.74* |
|
KB |
0.40* |
0.16 |
- |
0.69* |
| GT |
0.93* |
0.74* |
0.66* |
- |
| * Aralarındaki
korelasyon 0.05 düzeyinde anlamlıdır. |
Alt ölçeklerden alınan
puanların birbirleriyle ve genel tükenmişlik
puanları ile olan korelasyonları Tablo 5’te
verilmiştir. Alt ölçekler ile genel tükenmişlik
puanı arasında 0.69 ile 0.93 arasında
değişen istatistiksel olarak anlamlı
pozitif korelasyonlar gözlenmiştir. Alt ölçeklerin
birbirleri ile olan ilişkilerine bakıldığında
ise, DT alt ölçeğinin D ve KB alt ölçekleri ile
istatistiksel olarak anlamlı şekilde ilişkili
olduğu; D alt ölçeği ile KB alt ölçeği
arasında anlamlı bir korelasyon olmadığı
görülmektedir. Bu konuda yapılmış bir
çalışma sonuçlarından, sonuçlarımız
farklılık göstermiştir (Dolunay, 2001).
Dolunay’ın çalışmasında, bütün
alt ölçeklerin birbirleriyle ve alt ölçeklerin genel
tükenmişlik puanı ile pozitif yönde anlamlı
ilişkili olduğu bulunurken, çalışmamızda,
D alt ölçeği ile KB alt ölçeği arasında
anlamlı bir korelasyon bulunmamıştır
(Dolunay, 2001). Bu sonuç, bu araştırma
grubu için, duyarsızlaşma ve kişisel
başarıyı farklı etkenlerin etkilediğini
dolayısıyla, birbirlerinden bağımsız
olarak değiştiklerini göstermektedir.
Tablo
6.
Araştırma Grubunun Standardize Edilmiş
MTÖ Puan Ortalamaları
| Alt
Ölçekler |
Aritmetik
Ortalama |
Standart
Sapma |
Analiz |
|
DT |
25.19 |
14.90 |
F= 154.18
P<0.05 |
|
D |
11.86 |
11.90 |
|
KB |
19.40 |
10.49 |
| GT |
20.06 |
10.21 |
|
DT-D t=8.12, p<0.05
DT-KB t=2.65, p<0.05
D - KB t= -3.41, p<0.05 |
Araştırma grubunun MTÖ alt ölçekleri
ve genel tükenmişlik puanları ortalamaları
Tablo 6’da verilmiştir. Alt ölçeklerden alınan
puanların ortalamalarının birbirinden
istatistiksel olarak anlamlı şekilde farklı
olduğu görülmektedir (F=154.18, p<0.05). En
düşük puan Duyarsızlaşma; en yüksek
puan Duygusal Tükenme alt ölçeklerinden alınmıştır.
Sonuçlar literatürle benzerlik göstermektedir (Dolunay,
2001).
SONUÇ
VE ÖNERİLER
Araştırma grubundan elde edilen sonuçlar
şu şekilde özetlenebilir:
·
Yaş,
cinsiyet, mezun olunan okul, toplam hizmet süresi,
çalışılan kurumdaki hizmet süresi,
çocuk sayısı, mesleki verim düzeyini değerlendirme,
ders verilen sınıftaki ortalama sınıf
mevcudunun tükenmişlik düzeyini etkilemediği,
·
Medeni
durumun GT düzeyini etkilemediği, sadece KB alt
ölçeğini etkilediği (bekar olanların
kişisel başarı yönünden daha tükenmiş
durumda oldukları),
·
Öğretmenlik
mesleğini isteyerek yapanların, GT, D, ve
DT düzeylerinin, istemeyerek yapanlardan daha düşük
olduğu, KB düzeyinin etkilenmediği,
·
Öğretmenlik
mesleğini isteyerek seçenlerin, GT, D ve DT düzeylerinin,
istemeyerek seçenlerden daha düşük olduğu,
KB düzeyinin etkilenmediği,
·
Öğretmenlik
mesleğini kendilerine uygun bulanların,
DT, D ve GT düzeylerinin, uygun bulmayanlardan daha
düşük olduğu, KB düzeyinin etkilenmediği,
·
Mesleki
açıdan geleceği iyi olarak değerlendirenlerin
DT ve D düzeylerinin, kötü olarak değerlendirenlerden
daha düşük olduğu, KB ve GT düzeyinin etkilenmediği,
·
Çalışma
ortamından memnun olan öğretmenlerin, D
düzeyinin memnun olmayan öğretmenlerden daha
düşük olduğu, GT, KB ve DT düzeylerinin
etkilenmediği,
·
Üstlerinden
takdir gördüklerini ifade edenlerin, KB ve GT düzeylerinin,
görmediklerini ifade edenlerden daha düşük olduğu,
DT ve D düzeylerinin etkilenmediği,
·
Mesleğin
toplumdaki hakkettiği yeri bulduğunu belirtenlerin,
DT,D ve GT düzeylerinin, hakkettiği yeri bulmadığını
belirtenlerden daha düşük olduğu, KB düzeyini
etkilemediği,
·
Eğitim
sisteminden memnun olduklarını ifade edenlerin,
D düzeyinin memnun olmadığını
belirtenlerden daha düşük olduğu, ancak,
DT, KB ve GT düzeylerini etkilemediği,
·
Araştırma
grubunun D ve KB’larının farklı şeylerden
etkilendiği, birbirlerinden bağımsız
olarak değiştiği,
·
Araştırma
grubunun, D yönünden en iyi, DT yönünden en kötü durumda
oldukları saptanmıştır.
Bu sonuçlar doğrultusunda
şu önerilerde bulunulmuştur;
Meslek
seçiminde iyi bir danışmanlık ve
rehberlik hizmeti verilmeli, böylelikle öğretmenlerin
mesleklerini isteyerek seçmeleri sağlanmalı,
Öğretmenlik
mesleğinde verim düzeyi ve iş doyumu
artırılmalı,
Okul
yöneticileri ve müfettişler, öğretmenlerin
olumlu davranışlarını gerek sözel
olarak, gerekse yazılı olarak takdir etmekten
kaçınmamalı, yöneticilerle öğretmenler
arasında sağlıklı bir iletişim
kurulmalı, yöneticiler, çalışanları
desteklemeli, motive etmeli ve güdülemeli,
Eğitim
sisteminden kaynaklanan ve öğretmenlerin başarısını
ve motivasyonunu bozan sistemle ilgili sorunlar çözümlenmeli,
·
Öğretmenlik
mesleğinin toplumdaki yerinin yükseltilmesi sağlanmalıdır.
KAYNAKÇA
Baltaş, A. & Baltaş, Z. (1998). Stres
ve başa çıkma yolları (18. Baskı)
İstanbul: Remzi Kitabevi.
Çam, O. (1992), Tükenmişlik envanterinin geçerlilik
ve güvenirliğinin araştırılması,
VII. Ulusal Psikoloji Kongresi, Ankara, Ed.: R. Bayraktar,
İ. Dağ, 155.
Çokluk, Ö. (1999), Zihinsel ve işitme engelliler
okulunda görev yapan yönetici ve öğretmenlerde
tükenmişliğin kestirilmesi, Yüksek Lisans
Tezi, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.
Dolunay, A. B. (2001). Keçiören ilçesi genel liseler
ve teknik-ticaret-meslek liselerinde görevli öğretmenlerde
tükenmişlik durumu araştırması.
Yüksek Lisans Tezi, Ankara Üniversitesi Sağlık
Bilimleri Enstitüsü.
Ergin, C. (1992), Doktor ve hemşirelerde tükenmişlik
ve maslach tükenmişlik ölçeğinin uyarlanması,
VII. Ulusal Psikoloji Kongresi, Ankara Ed.: R. Bayraktar,
İ. Dağ, 144.
Freudenberger, N. J. (1974). Staff burnout. Journal
of Social Issues, 30, 159-165.
Girgin , G. (1995), İlkokul öğretmenlerinde meslekten
tükenmişliğin gelişimini etkileyen
değişkenlerin analizi ve bir model
önerisi, Doktora Tezi, Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal
Bilimler Enstitüsü.
Maslach, C. & Jackson, S. E. (1981), The measurement
of experienced burnout, Journal of Occupational
Behavior, 2, 99-113.
Özer, R. (1998). Rehber öğretmenlerde tükenmişlik
düzeyi, nedenleri ve çeşitli değişkenlere
göre incelenmesi. Yüksek Lisans Tezi, Karadeniz Teknik
Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.
Schwab, R. L & Iwanichi, E. F. (1982), Who are our
burnedout teacher, Educational Research Quarterly,
77: 2, 5-17.
Sucuoğlu, B., Kuloğlu, N. (1996), Özürlü çocuklarla
çalışan öğretmenlerde tükenmişliğin
değerlendirilmesi, Türk Psikoloji Dergisi,
10: 36.
Tümkaya, S. (1996), Öğretmenlerdeki tükenmişlik
görülen psikolojik belirtiler ve başa çıkma
davranışları, Doktora Tezi, Çukurova
Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.
|